Terapiyi hızlı çözümler sunan bir yer olarak görmüyorum.

Çoğu zaman zorlandığımız şeyler sadece bugüne ait olmaz. Fark etmeden tekrar eden, kökü daha eskiye giden bir tarafı vardır.

Benim için süreç, bu tekrarları birlikte fark etmekle başlar. Sadece “ne yaşıyorsun” değil, “bu neden hep böyle oluyor” sorusunun peşinden gideriz.

Ergen ve yetişkinlerle;

Duygulara, ilişkilerde yaşanan tekrar eden durumlara ve kişinin kendisiyle kurduğu bağa odaklanırım. Zamanla bu örüntüler daha görünür hale gelir. Kişi hem kendisini hem de ilişkilerini daha net görmeye başlar.

Çocuklarla;

İlk görüşmeyi genellikle ebeveynlerle yaparım. Çocuğun gelişimini, yaşadığı zorlukları ve aile içindeki dinamikleri anlamaya çalışırım. Sonrasında çocukla bireysel seanslara geçeriz.

Oyun terapisi sürecinde çocuk kendini en doğal haliyle ortaya koyar. Çoğu zaman anlatamadığı duygular, oyun içinde kendini gösterir. Ben de bu süreci takip ederek, çocuğun kendini ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturmaya odaklanırım.

Her sürecin kendine ait bir ritmi vardır.
Bu yüzden hazır kalıplarla ilerlemem.
Her danışanın hikâyesine göre şekillenen bir yol izlerim.

Bu yol bazen zorlayıcı olabilir, ama çoğu zaman kişinin kendisini daha net gördüğü ve farklı bir yerden ilişki kurabildiği bir sürece dönüşür.

Duvarda bitki gölgeleri